LA LİGA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
LA LİGA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Aralık 2009 Pazar

Real Madrid Çıldırdı- R.Madrid 6- R. Zaragoza 0

Maçın sadece ilk 70 dakikasını izleyebildim. Son bölümlerinde sızıp kalmışım. Ama uyumam maçın sıkıcılığından değil tabiki. Daha 28. dakikada 3-0 olan bir maçtan söz ediyoruz. Maç başlar başlamaz henüz daha 3. dakika tamamlanmamışken Higuen sol çaprazdan girip köşeye nefis bir top bıraktı.Ardından Van Der Vaart'ın arka arkaya gelen 2 golü. İlkinde Marcelo'nun, ikincisinde ise Ramos'un asistleri mükemmeldi.İlk yarı bitmeden Higuen'in 2. golüyle durum 4-0 oldu. İlk yarı boyunca Zaragoza'nın tek bir şutu vardı.Real Madrid, sağ ve sol beklerinin de katkısıyla müthiş hücum varyasyonları yaptı. Pelegrini'de uzun süreden sonra ilk kez keyifli bir maç izledi. İkinci yarıda aynı tempoyla devam etti. Ronaldo free kicklerde aradığı golü bulamazken, kaleciyi yatırıp 5 kişi arasından attığı gol enfesti.Marcelo yerine oyuna giren Benzema ilk girdiği pozisyonda golü kaçırırken, ikincini affetmedi. Gol sonrası Anelka vari gol sevinci ilginçti.

Real Madrid maç boyunca rakibine pozisyon vermedi. Sürekli hücumu düşündü. Skor 6-0 olunca bile saldırarak Şampiyonluğa ne kadar aç olduğunu gösterdi.Ronaldo oynadığı sürece Madrid'in ligde fazla zorlanmayacağını düşünüyorum.

13 Aralık 2009 Pazar

Valencia 2- Real Madrid 3


Son zamanlarda izlediğim en iyi 2. yarı performansıydı. Barca-Madrid maçından bile iyiydi. Kötü geçen ilk yarı ardından, ikinci yarıda atılan tam 5 gol. Sabaha kadar oynansa izlenecek bir maçtı. Saldıran taraf gol atarken, yaslanan taraf sürekli gol yedi. Gollerde hazırlanış bir yana, bireysel yetenekler üst düzeydeydi. Barca maçında kazma ilan ettiğim Marcelo dün Higuen ile sahanın en iyilerindendi. Higuene attığı pasa bayıldım.Benzama ise kendini toplamaya başladı. Dün çok faydalı işler yaptı. Topu alıp ayağında fazla eveleyip gevelemedi, bencil de oynamadı. Higuene attırdığı gol çok klasdı.Adı Fenerbahçe ile geçen Van Der Vaart Madrid'in en kötüsüydü bence.Casillas'da yediği gollerde hatalıydı. Hele ilk golde boşa uçuşu çok estetik olmakla birlikte yediği gol acemiceydi.Sergio Ramos da iyi oynamasına rağmen dün akşam yine çirkef ve antipatikti.

Valencia'da ise D. Villa 2 kişinin arasından attığı kafa golüyle ne kadar usta bir golcü olduğu gösterdi. Mata yine iyiydi, umarım Liverpool transferi gerçekleşir.Bu arada Bruno denen sağ beki Valencia çok mu aramış merak ettim.

Sonuçta ortada bariz bir güç farkı vardı ama Valencia iyi direndi ama 3 puan Madrid'in hakkıydı.

6 Aralık 2009 Pazar

Cristiano Problemi


Bu haftasonu oynanan Real Madrid-Almeria maçı Madrid'in 4-2 galibiyeti ile son buldu. Maç beklenenden daha çekişmeli ve bol gollü olmasına rağmen maçtan sonra Madrid'in galibiyetinden çok Cristano Ronaldo'nun davranışları konuşuldu. Maç boyunca son derece agresif olan Madrid'in yıldız oyuncusu 82. dakikada Almeria kalecisi Alves ile karşı karşıya kaldı. Bu pozisyonda kalecinin müdahalesi sonucu yerde kalan Ronaldo takımına penaltı atışı kazandırdı. Alves, Ronaldo'nun penaltısına engel olsada Benzama'nın müthiş takipçiğiyle yaptığı bitici vuruşu çıkaramadı. Tüm arkadaşları Benzama'yı tebrik ederken, Ronaldo penaltı noktasında elleri başında kaldı. Bu davranışı hem taraftarın hemde Madrid basının oldukça tepkisini çeken Ronaldo, maçtaki hırçınlıklarına devam etmesi sonucu rakibine attığı kasti tekme sonucunda kırmızı kartla oyun dışı kaldı. Maç sonunda soyunma odasında arkadaşlarından ve özellikle Benzama'dan özür dileyen Portekizli futbolcu, maç sonrasında "ben de insanım, hatasız kul olmaz" diyerek sevenlerinden af diledi. Takımın lideri Pellegrini ise Ronaldo'nun takım içinde arkadaşları ile probleminin olmadığını sadece kaçırdığı penaltı sonrası mental problemler (!) yaşadığı ve bu yüzden kırmızı kart gördüğünü belirtti. Tabi kapı arkalarında ise Ronaldo'nun Barça derbisini kaybından sonra Altın top'u da Messi'ye kaptırmasına oldukça içerlediğini, kendisinin ödülü hakettiğini ve bu yüzden de son günlerde oldukça hırçın olduğu söylentileri dolaşılıyor. Ronaldo'nun bir anlık siniri haftaya takımının Mestella'daki zorlu Valencia maçında oldukça etkileyeceğe benziyor. Bu maçla Messi'nin neden ödülü alması gerektiğini bizzat kendisi cevaplamış oldu tabi Ronaldo bu şekilde kendi içi oynamaya devam ettikçe, takım oyununu unuttukça daha uzun süreler ödül yüzü göremiyecek.

Messi İsterse-Deportivo 1- Barcelona 3


Dün akşam maç başlarken Deportivo seyircisini tam gaz görünce Barcelona için kolay bir maç olmayacağını düşündüm.Fakat maçın ilk 5 dakikası Deportivo kendi sahasından bile çıkamadı. 20 dakika boyunca Barcelona sağlı sollu gelmeye devam etti.Yine Henry sayesinde 10 kişi oynayan Barcelona buna rağmen 28. dakikada Messi'nin ters köşeye attığı golle durumu 1-0 a getirmeyi başardı.Henry halen İrlanda'ya elle attığı golün baskısından kurtulamamış gözüküyor. Deportivo ilk ciddi atağını 38 de yaparken en zayıf halka Busquets'in ters kafa vuruşunu Adrian affetmedi. Gerçi gol yine klasik bir Valdes golü oldu.İlk yarı 1-1 biterken Deportivo kalecisi Aranzubia mutlak 3 golü önledi.İkinci yarı ile beraber Deportivo'nun direnci Pedro oyuna girene kadar devam etti.Barcelona altyapısının son ürünü Pedro, emekli Henry'nin yerine oyuna girer girmez yaptığı asistle Messi'ye şık bir kafa golü attırdı. Durum 2-1 e döndükten sonra Deportivo'nun direnci azalmışken, aha birazdan 3'de olur derken,Messi'nin şık pasıyla buluşan İbra, kendine has gollerinden birini atmayı başardı.Barcelona bu galibiyet ile puanını 36'ya yükseltirken, yenilmezlik serisini sürdürdü.Deportivo ise 25'de kaldı. Maç esnasında kale arkasındaki El Turco taraftar grubu tarafından sallanan Bayrağımız bizde yine güzel bir tebessüm bıraktı.

4 Aralık 2009 Cuma

La Liga'da Geçen Sezon ve Bu Sezon Farkı


Karikatür El Mundo Deportivo'dan. Doğru söze ne hacet...

1 Aralık 2009 Salı

Ballon d'Or 2009- Var mı itirazı olan?


2009 yılının Altın Top olarak bilinen -Ballon d'Or- ödülünü, Barcelona'nın Arjantinli yıldızı Lionel Messi (473 puan ile) kazandı. Messi, en yakın rakibi Real Madrid'in Portekizli yıldızı Cristiano Ronaldo'ya tarihi fark atarak (240 puan) ödülün sahibi olurken, bu ödüle layık görülen ilk Arjantinli futbolcu olarak da tarihe geçti.

Messi, Barcelona tarihinde bu ödülü kazanan 6. isim olurken 2005 yılının ardından Ronaldinho'dan sonra bu ödülü kazanan ikinci Barçalı oyuncu oldu.
Var mı Messi'nin bu ödülü almasına itirazı olan??
1. Lionel Messi (Argentina, FC Barcelona) : 473 points
2. Cristiano Ronaldo (Portugal, Manchester United-Real Madrid) : 233 pts
3. Xavi (España, FC Barcelona) : 170 pts
4. Andrés Iniesta (España, FC Barcelona) : 149 pts
5. Samuel Eto'o (Camerún, FC Barcelona-Inter Milan) : 75 pts
6. Kaka (Brasil, Milan AC-Real Madrid) : 58 pts
7. Zlatan Ibrahimovic (Suecia, Inter Milan-FC Barcelona) : 50 pts
8. Wayne Rooney (Inglaterra, Manchester United): 35 pts
9. Didier Drogba (Costa de Marfil, Chelsea): 33 pts
10. Steven Gerrard (Inglaterra, Liverpool) : 32 pts
11. Fernando Torres (España, Liverpool): 22 pts
12. Cesc Fabregas (España, Arsenal) : 13 pts
13. Edin Dzeko (Bosnia, Wolfsburgo) : 12 pts
14. Ryan Giggs (País de Gales, Manchester United) : 11 pts
15. Thierry Henry (Francia, FC Barcelona) : 9 pts
16. Luis Fabiano (Brasil, FC Sévilla), Nemanja Vidic (Serbia, Manchester United), Iker Casillas (España, Real Madrid): 8 pts
19. Diego Forlán (Uruguay, Atlético Madrid) : 7 pts
20. Yoann Gourcuff (Francia, Bordeaux) : 6 pts
21. Andreï Arshavin (Rusia, Arsenal), Julio Cesar (Brasil, Inter Milan), Frank Lampard (Inglaterra, Chelsea) : 5 pts
24. Maicon (Brasil, Inter Milan) : 4 pts
25. Diego (Brasil, Werder Bremen-Juventus Turin) : 3 pts
26. David Villa (España, Valencia), John Terry (Inglaterre, Chelsea) : 2 pts
28. Franck Ribéry (Francia, Bayern Munich), Yaya Touré (Costa de Marfil, FC Barcelona):1pt
30. Karim Benzema (Francia, Lyon-Real Madrid): 0 pt

El Clasico Geyikleri

Karikatürler El Mundo Deportivo'dan... Casillas'ın dikiz aynası muhabbetini İspanyol basını baya bir ti ye almış gözüküyor.



Benzema arabasıyla ağaca çapar. "Aynaya çok bakmaktan oldu"



İbrahimoviç Casillas'a "Artık bizi dürbün ile izleyebilirsin"

Avrupa Liglerinde Son Durum


30 Kasım 2009 Pazartesi

Haftanın Resmi



Barcelona 1- Real Madrid 0




Dün akşam ki hevesimizin kursağamızda kaldığı bir maç oldu. Çıta geçen seneki skorlardan sonra öyle yükselmişti ki acaba bu maçta neler olacak diye çok kaptırdık kendimizi.O yüzden maçı uzun uzadıya anlatmaya da gerek yok.Messi ve Ronaldo sakatlıktan yeni çıktıkları için bekleneni alamadığımız bir karşılaşma oldu.Buna rağmen maç esnasındaki bir kaç pozisyon ve birkaç güzel hareket, yapılan pas trafiği bir nebzede olsa gözlerimizin pasını silmeye yetti. İlk yarıda Real Madrid ayağına gelen fırsatları tepti. Özellikle son vuruşların Marcelo tarafından yapılmış olması ayrı bir şansızlık oldu Madrid ekibi için. Real Madrid Kaka'nın performansı ile 1 kişi fazla, Barcelona ise Henry'in ununu eleyip eleğini asmasından dolayı bir kişi eksikmiş gibi oynadı. İkinci yarı da ise İbrahimoviçin oyuna girmesiyle hepimiz evet maç bitti derken İbrahimoviç bizi haksız çıkarmadı.Girer girmez golünü attı,kalan dakikalarda da ense yaptı. Maçın adamı bence Puyol'du. Adam da kaç kilo ciğer var anlamadım. Adam gidip gidip geldi. Maçın sonlarına doğru ondan dolayıdır ki suratı kıpkırmızı idi. Ciğerleri ağzından çıkacak sandım.Puyol olmasa muhtemelen skor da Madrid'den yana olacaktı.Şüphesiz Puyol dünyanın en iyi defans oyuncusu.Madrid'de ise maçın en iyisi hiç şüphe yok ki Kaka idi. Kaka Milan vari günlerine geri dönüş yapmış gibi. Çok güzel toplar getirdi ama takım arkadaşları beceriksiz kaldı. Özellikle getirip 2 kişiyi çalımladıktan sonra Ronaldoya bıraktığı top mükemmeldi.
Özetle söylemek gerekirse Madrid defansı, geçen seneki defans hattından 2-3 gömlek daha üstün.Ronaldo toparlamaya başlayınca Kaka ile beraber Madrid'i uçuracaklar. Barcelona'da ise İbrahimoviç muhakkak oynamalı. Yoksa Messi ve Henry kombinasyonu tansiyonu yüksek maçlar için tehlikeli bir hücum hattı olmayacaktır.
Barcelona için söylenecek tek bir söz var.Mas que un clup...

Kanoute'siz olmaz

Cumartesi gününün en güzel maçlarından birini izledik. WB-Wolfsburg maçından sonra aynı tattaki Sevilla- Malaga maçı. Hafta itibariyle Sevilla 25 puanla 3., Malaga ise 6 puanla Laliga sonuncusuydu.Ama maç Malaga şampiyonluk için oynuyor gibi başladı. Deyim yerindeyse taş gibi oynadılar ilk yarı. Sevilla Navas ile sağdan etkili olmaya çalışırken Malaga çok net ataklar yaptı. Özellikle Malaga'nın 2. golünü de atan Duda oldukça etkiliydi.Sevilla'daİlk yarının en etkili isimlerinden biri Luis Fabiano'ydu. İlk kafa şutu 90'ı yalamışken, 2. kafa şutu direkte patladı.Jimenez'in ilk yarı boyunca Negredo'ya nasıl tahammül ettiğini ise anlayamadım. Kanoute gibi forvet oyuncusunu yanına oturtup Negredo ile başlamak zaten kendisine pahalıya patladı. Malaga ilk yarıyı 2-0 önde kapatırken, ikinci yarı Kanoute oyuna dahil oldu.Fabiano kafasına gelen 3. topta Malaga'yı affetmezken,72. dakikada Kanoute ve Fabiano çalışması skoru 2-2 'ye getirdi. Kalan dakikalarda Sevilla ne kadar baskılı oynasada Malaga savunmasını açamadı.Ve Sevilla alışık olduğumuz geriden gelip maçı kazanma olayını bu sefer yapamadı.

24 Kasım 2009 Salı

Messi'nin Ruhu Yeter!


Joan Laporta Marca Gazetesi'ne yaptığı açıklamada Inter karşısında Messi'nin ruhunun takımla birlikte olacağını ve takımı kendisi oynamasa da gene galibiyete ulaştıracağını iddia etti.
Klüpten yapılan açıklamada Messi'nin iyileştiği ve oynayacak durumda olduğu bildirildi. Ancak kendisinin de çok istemesine rağmen bu akşam Messi'siz bir Barça izlemek zorunda kalacağız, Laporta'nın yaptığı açıklamalara bakılırsa Messi'yi riske atmak istemediklerini Guardiola ve takıma da sonsuz güveni olduğu için Messi'nin oynamak istemesine rağmen muhtemelen yedek kalacağı belirtildi. Düşününki bir takım Şampiyonlar Ligi grup maçlarında, grubundaki en önemli maçına en önemli adamından yoksun çıkacak hem de fit durumda olmasına rağmen! Anlaşılan o ki Laporta ve Guardiola ikilisi Inter maçından çok, hafta sonu oynanacak "El Clasico" yu düşünüyorlar. Katalanlarda Inter maçının belki telafisi olabilir ama ezeli rakipten alınabilecek bir mağlubiyetin tepkileri ağır olabilir.
Bakalım Messi'nin ruhu hakikaten de işe yarayacak mı, yoksa Laporta'nın oyunculara verdiği gaz ters mi tepecek. Hep birlikte bu akşam izleyip görüceğiz.

Sempatik Adam!


Bu ara herkes onu tartışsın dursun, herkes iğrensin dursun, bu resim onu affedip, yüzümüzde bir tebessüm bırakmamızı sağlayacaktır. İşte sene 96 ve Monaco'lu Henry.

23 Kasım 2009 Pazartesi